ِ
(رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْراً وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا)ِ
Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı (dininde) sabit kıl
(الْإِيمَانُ يُثَبِّتُ قَلْبَ الْمُؤْمِنِ عِنْدَ الْمَصَائِبِ)ِ
İman, musibet anında müminin kalbini sağlamlaştırır.
(ثَبَّتَ الْعَامِلُ اللَّوْحَةَ عَلَى الْجِدَارِ بِمِسْمَارٍ)ِ
İşçi tabloyu duvara çiviyle sabitledi.
(ثَبَّتَ النَّجَّارُ الْبَابَ فِي مَكَانِهِ جَيِّداً)ِ
Marangoz kapıyı yerine iyice sabitledi.
(ثَبَّتَتِ الْمُعَلِّمَةُ الْمَعْلُومَاتِ فِي أَذْهَانِ الطُّلَّابِ بِالْأَمْثِلَةِ)ِ
Kadın öğretmen, örneklerle bilgileri öğrencilerin zihinlerinde pekiştirdi.
(يَحْتَاجُ هَذَا الْبَرْنَامَجُ إِلَى تَثْبِيتٍ عَلَى الْحَاسُوبِ)ِ
Bu programın bilgisayara kurulması gerekiyor.
(الْعُمَّالُ يُثَبِّتُونَ أَعْمِدَةَ الْخَيْمَةِ قَبْلَ هُبُوبِ الرِّيَاحِ)ِ
İşçiler rüzgar esmeden önce çadırın direklerini sağlamlaştırıyor.
(ثَبَّتْنَا الْخُطَّةَ النِّهَائِيَّةَ لِلْمَشْرُوعِ بَعْدَ النِّقَاشِ)ِ
Tartışmadan sonra projenin nihai planını kesinleştirdik.
(ثَبِّتِ الْكَامِيرَا جَيِّداً قَبْلَ الْتِقَاطِ الصُّورَةِ)ِ
Fotoğrafı çekmeden önce kamerayı iyice sabitle.
ِ