دَقَّ الضَّيْفُ البَابَ قَبْلَ أَنْ يَدْخُلَِ
Misafir, girmeden önce kapıyı çaldı.
يَدُقُّ العُمَّالُ المَسَامِيرَ فِي الحَائِطِِ
İşçiler duvara çivi çakıyor.
تَدُقُّ قَلْبِي بِسُرْعَةٍ عِنْدَمَا أَرَاكِِ
Seni gördüğümde kalbim hızla çarpıyor.
دَقَّ الجَارُ البَابَ بِشِدَّةٍِ
Komşu kapıyı şiddetle çaldı.
دَقَّ العُلَمَاءُ نَاقُوسَ الخَطَرِ بِسَبَبِ تَغَيُّرِ المُنَاخِِ
Bilim insanları iklim değişikliği nedeniyle tehlike çanlarını çaldı.
دَقَّ الطَّالِبُ الجَرَسَ لِيَفْتَحَ لَهُ البَوَّابُ البَابَِ
Öğrenci, kapıcının kendisine kapıyı açması için zili çaldı.
دَقَقْتُ المَسَامِيرَ فِي الْحَائِطِ لِتَعْلِيقِ اللَّوْحَةِِ
Tabloyu asmak için duvara çiviler çaktım.
دَقَّ العَامِلُ المِطْرَقَةَ عَلَى الحَدِيدِِ
İşçi demire çekiçle vurdu.
دُقَّ البَابُ فَجْأَةً فِي وَسَطِ اللَّيْلِِ
Kapı gece yarısı aniden çalındı.
يَدُقُّ الطِّفْلُ عَلَى الطَّبَلِ بِفَرَحٍِ
Çocuk mutlulukla davula vuruyor.